fbpx
Templates by BIGtheme NET

Kayıp Kıta Mu, James Churrchward, Ege Meta Basım Yayım Tanıtım Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 2000, İzmir.

363571 

İçindekiler:

Alfa-Başlangıç
Kayıp Kıta
İnsanın Yeryüzünde İlk Ortaya Çıktığı Topraklar
Kayıp Kıta Mu Hakkındaki Kayıtlar
Mısırlıların Kutsal Metinleri
Mu Güneş İmparatorluğu
Mu Uygarlığı Çağı
Basit Semboller
Kadim Uygarlıklar Arasında Kuzey Amerika’nın Yeri
Niven’in Meksika’da Bulduğu Gömülü Şehirler
Yukatan’ın Kadim Uygarlıklar arasındaki Yeri
Mu’nun Jeolojik Tarihi
Vahşiliğin Kökeni
Eski Dinsel Kavramlar
Eski Kutsal Sırlar, Ayin ve Törenler
Omega Son Yapı Taşı

 

Anahtar Kelimeler:

Semboloji, kadim uygarlıklar, Atlantis, jeoloji, dinler.

 

Özet:

Yazarın bulduğu tabletlere göre, yirmi beş bin yıl kadar önce uygarlığın beşiği olduğu tahmin edilen ve yaklaşık on iki bin yıl önce Pasifiğin sularına gömülen ve insanlığın ana yurdu olan Mu adlı kıtadan  sözedilmektedir.

“Tüm diğer yaratılmışlar gibi insan da merdivenin en alt basamaklarından başlamıştır, fakat diğer yaratılmışlara benzemeyen tarafı ona yükselme kudretinin verilmiş olmasıdır. Ruhun eğilimleri ancak iyi olanı önerebilir, kötü önermeler maddi eğilimden gelir, maddi eğilimlerin de hepsi kötü değildir, yalnızca bazıları böyledir. Maddi eğilimler kötüyü önerebilir, ruhun eğilimleri ise öneremez. Bedenin hangi önerileri izleyeceğini zihin belirler. Vicdan, ruhun zihne giden sözcüsüdür  Maddi eğilimler insan zihnini bir süre kontrol altında tutabilir. Fakat dünyadaki varoluşuna nokta koymadan önce insan ruhunu, zihnine ve bedenine egemen kılmalıdır. Ruh gücünün farkında olan insan kötü eylemlerde bulunamayacak, ruhundan gelen her şeyi başarıyla noktalamaya muktedir olacaktır, çünkü ruhun karşısında ona karşı çalışan tesirler olmayacaktır. O zaman ruhu kötü bir şey yapmasına izin vermeyecektir. Bugün insan ruh gücüne sınırlı bir doğrultuda işlev yaptırtmayı öğrendiği bir noktaya gelmiştir ancak bunu anlamamaktadır. Hindu’ların, Mısır’lıların büyük gizemleri İncil’deki mucizeler ruh gücünün etkinlikleri idi ve şimdikiler de öyledir.”