Makaleler ve Konferanslar

Hayallerim Gerçekleşebilir mi?

Kendimi Martin Luther King gibi veya John Lennon gibi hissetsem de ve onlardan ilham olmuş olup yeni bir şey söylemiyor olsam da yine de aşağıda hayallerimi, belki daha çok insan dillendirir, ben de kendimden sonrakilere ilham olurum ve belki de onlar da kendi hayallerini düşünürler diyerek yazıyorum. Öyle bir şehirde yaşamak istiyorum ki;

Gözlerim betondan çok yeşil görüyor.

Kulaklarım kavga, şiddet, ağlama sesinden çok gülme sesi duyuyor.

Burnum leş gibi çöp kokusu değil, misler gibi portakal çiçeği, melisa, yasemin kokuları duyuyor.

Saman gibi tatlar değil, lezzet pınarlarını tadıyor.

Sokaklarından sohbet eden, selamlaşan, birbirine günaydın diyen insanları,

Oyun bahçelerinde gülerek oynayan çocukları,

Her konut adası başında olan spor sahalarında basketbol, voleybol, kaykay, pinpon…. oynayan gençleri,

İdealist öğretmenleri,

Uzman doktorları,

Dikkatini asla merkez fikrinden ayırmayan askerleri,

Erdemli tüccarları, olan bir şehir.

Apartman duvarlarında bilimsel veya sanatsal çizgileri,

Her sokaktan mis gibi çiçek kokuları,

Müzik yapılan, dans edilen, heykellerin dizi dizi dizildiği, kenarlarında oturup bir şeyler yiyip içebildiğin meydanları,

Korna çalmanın yasak olduğu ve gerek de kalmadığı caddeleri,

Çevresinde bahçesi ve otoparkı olan, sabah güneşinin aydınlattığı rengarenk boyalı ve kapıları açık konutları,

Arka kapasında çöplerin bulunduğu alanların dahi temiz olduğu lokantaları,

Okul sayısından çok müzeleri,

En az birer adet gözlemevleri, tiyatro ve opera salonu, konferans salonu, kent ormanı,

Hastası çok az olan hastanesi,

Uluslararası alanda başarı kazanan ve şehrin ismini tüm ülkeye/Avrupa’ ya/dünyaya tanıtan araştırma merkezleriyle ünlenmiş bir şehir.

Mahalle sakinlerince sevildiği, korunduğu ve beslendiği kedi ve köpekleri,

Her yıl düzenlenen festivalleri,

Üniversiteleri ve enstitülerinde düzenlenen şenlikleri, yarışmaları

Salonlarındaki cumhuriyet baloları,

İlk-orta ve lise okullarında folklor gösterileri– rock konserleri, bilimsel sergileri,

Uluslararası fuarları,

Olan bir şehir olsaydı….

Bunlar gerçekleştirilebilir,

Tek ihtiyacımız olan kalplerin ve ellerin işbirliğidir.

Bu da ancak eğitimli insanların işidir.

 

NOT: Eğitim, okula gitmiş olmak demek olarak yorumlanmamalı, hayatı okuyabilmek demektir.

Oya UYSAL